Amansız Demek - İnatçı Demek, Sürekli Demek.
Amansız Demek – Gururuna Sarılmak Demek.
Amansız, Rakibine Diz Çökmez.
Amansız, Zamana Yenilmez.
Amansız, Acıyı Yener.
Amansız, Kendini Feda Eder.
Amansız Asla Pes Etmez.
Amansız Kanının Son Damlasına Kadar Savaşır.
Amansız Ol.
Amansız Asla Pes Etmez
Amansız Kanının Son Damlasına Kadar Savaşır
Amansız Demek İnatçı Demek, Sürekli Demek
Amansız Asla Pes Etmez
Nike Merkez Ofisindeki tasarımcılarla mühendisler bunu daha önce de yapmışlardı, ama 2004 yılında bu işe yeniden girişmeleri istendi. Kendilerine verilen görev her zaman olduğu gibi basit ve iddialı bir görevdi: dünyanın en hızlı kramponunu yapana kadar durmak yok.
Dört yıl sonra %100 karbon lifinden yapılmış Mercurial SL konsept kramponu, Avrupa’nın en büyük kulüpler maçında, Avrupa Şampiyonlar Ligi finalinde Manchester United’ın tek golünü ağlara gönderirken Cristiano Ronaldo’nun ayaklarını taçlandırarak yolculuğuna başlamıştı. Cristiano Ronaldo, pembe Nike amblemiyle hayat bulan karbon lif kaplı kramponlarıyla, sezonun 42. golünü atarak ve bir rekora da imza atarak, takımını Moskova’da zafere taşımıştı.
Karbon lifli tabaka. Enjeksiyon kalıplı dış taban. İtalya’da el yapımı kalıpla hazırlanan karbon lifli ayakkabı yüzü. Bu kramponun yapımında asla kolaya kaçılmadı; hiçbir masraftan da kaçınılmadı. Tıpkı CR7’nin o unutulmaz Moskova gecesinde gözler önüne serdiği gibi, yapılan tek kısıntı zaman konusunda oldu. En iyi oyuncuların topu ağlara göndermesi ve kendilerine Avrupa kupasını kazandıran hat-tricki kutlamak için takım arkadaşlarına koşması için gereken süre, artık saniyenin yüzde birinden bile daha az.
Nike tasarımcısı olarak çalışmanın ilk kuralı: mükemmelden de iyisini yapamazsın diyenlere asla inanma. Yıllar süren ürün geliştirme faaliyetleri sonunda, R9’dan son dahi Brezilyalıya kadar Mercurial giyen sporcuların verdiği bilgiler ışığında hayata geçen Mercurial Vapor IV, ‘mükemmel’ kavramının hiç durmadan değiştiğinin yaşayan bir kanıtı.
Cristiano Ronaldo’nun yeni kramponlarının kutusu Ocak 2008’de açılığında dünyadaki bütün defans oyuncularının sızlandıkları duyulmuştu. Yeryüzündeki en formda oyuncuyu durdurmak, cephanesine bir silah daha eklemeden önce bile zaten yeterince zorken – CR7’nin pembe swoosh logolu Vapor’larını, Manchester United’daki ilk hat-trick’iyle hayranlarının hafızalarına kazıması sadece 88 dakika sürdü. Beş ayın ve 20 golün ardından CR7’nin kramponları, Avrupa Altın Krampon ödülünü kazanan ilk kanat oyuncusunun ve İngiltere Premier Ligi gol kralı unvanını alan yedinci Merc kullanıcısının ayaklarındaydı.
Herkes bilir; bir krampon ancak onu taşıyan ayak kadar iyi olabilir. MVIV’ü seçen Ronaldo, Zlatan, Drogba, Robinho, Pato, Ribery, Walcott ve benzerlerine bakılırsa, bu kramponun bütün sınırları zorladığı çok açık.
Gerçekler ortada: Mercurial Vapor III hız kavramına tamamen yeni bir boyut kazandırdı. Tıpkı bir spor araba kadar havalı. Tam gazda yön değiştirme sağlayan yüksek performanslı lastiklerin yol tutuş özelliğiyle bezenmiş. Hiç olmadığı kadar hızlı hareket eden ayakları sarması için anatomik bir topuk kilidiyle desteklenmiş.
Nike Lab yeni gözbebeğinin hazırlıklarını tamamladığında, MVIII, 10 metrelik parkurda, ortalama bir krampondan tam 0.45 m daha öndeydi. Yani bir defans oyuncusunun bir adımı kadar, bir top çalma hamlesi kadar – ya da umutsuzca topa uzanan ama çok geç kalan bir kalecinin avucu kadar. İşte bu, tıpkı R9’un 2006’nın en büyük turnuvasında kanıtladığı gibi, ‘iyi’ ile ‘her zaman mükemmel’ olanın arasındaki fark.
12 yıla yayılan kariyerinin üçüncü büyük uluslararası performansında, Brezilyalı Ronaldo, dünyanın en büyük sahasında 13., 14. ve rekor kırmasını sağlayan 15. golüne imza atarak futbol mabedindeki tüm büyük golcüleri geride bıraktı.
İster deha deyin, ister acımasızlık, ya da sadece inanç deyin; R9’un göz kamaştırıcı performansını nasıl adlandırırsanız adlandırın, bu onun sahip olduğu Mercurial cevherinin basit bir yansıması.

Mercurial Serisi’nin ilk iki ürünü R9’la hayat bulmuştu; Mercurial Vapor II ise CR7’nin gelişini müjdeleyen krampon oldu. Asıl ‘Fenomen’ La Liga’da her sezon 20’den fazla golü ağlara gönderirken, Portekizli adaşı aynı kramponlarla İngiltere Premier Ligini kasıp kavuruyor, Manchester United’ın efsanevi 7 numaralı formasını giymeye hak kazanıyordu.
Zarafet, kurnazlık – ve şüphesiz Mercurial faktörü – goller. Bütün bu özellikler bir araya gelince, genç yıldızın United içindeki yükselişi yıldırım hızına sahip ayakları kadar çabuk oldu. Taraftarlar, 2005 Yılının Dünya’daki En İyi Genç Oyuncusunu seçmek için oylarını kullandıklarında kararları çok netti: yeni bir yıldız doğmuştu. Ve bu yıldızın seçtiği silah Mercurial Vapor II’ydi.
Hafif futbol teknolojisiyle geliştirilen en yeni ürünü test etme zamanı geldiğinde kimi arardınız? Mercurial Superfly’ın dünya tanıtımına çok az bir zaman kala, Zlatan Ibrahimovic’in beklediği gün gelip çatıyor ve kramponları antrenman sahasında ilk kez deniyor. Bu işten anlamayan gözler için bu ürün sıradan bir krampon gibi görünebilir, ancak bu bilindik siyah boyanın altında insanoğlunun şimdiye kadar gördüğü en hızlı ayakkabılar var: Mercurial Superfly.
Bu kramponun, en kaliteli ham maddeden dünyanın en hızlı oyuncularının ayaklarına uzanan öyküsünü izlemek için oynat ikonunu tıklayınız.
Orijinal Mercurial ancak en hassas fay hattında meydana gelen büyük ölçekli bir depremin yaratabileceği türden bir sarsıntı yaratmıştı. Aradan geçen dört yılın sonunda bile hala dünyaya hükmeden R9’nin öncülük ettiği yeni Mercurial Vapor, özellikle 2002 tanıtım etkinliği döneminde, Nike Lab’in ürettiği kramponlar arasında bugüne kadar en merakla beklenen ürün oldu.
Bütün dünyanın gözlerini Kore ve Japonya’ya çevirdiği bir anda, Terry Gilliam imzalı Cage Tournament reklamı Ronaldo’nun uzun zamandır beklenen yeni silahını ilk kez gözler önüne sererken, Ronaldo’yla karşılaşacak rakip defans oyuncularına da soğuk terler döktürdü.
Havalı saç kesimi sizi hiç yanıltmasın, R9’un turnuva kariyerine başladığı günden bu yana, hayranları bir an olsun oyuncunun ayaklarından gözlerini alamadılar. Yedi maçta sekiz gol. En önemli final maçında çifte gol. Gelmiş geçmiş bütün rekorlar kırılarak, Brezilya’ya beşinci kez kazandırılan dünya kupası. 2002’de Dünya’da Yılın Futbolcusu ödülü açıklanırken, zarftan hangi ismin çıkacağı konusunda elbette hiç bir şüphe yoktu.
R9 hayranlarının beğenisi bütün dünyada yankılanmaya devam ederken, Cristiano Ronaldo isimli bir adam, Brezilya’lı adaşının şöhretine yavaş ama emin adımlarla yetişmeye başladı. Cristiano Ronaldo Mercurial Vapor kramponlarını ayağına geçirdi ve Manchester United’daki ilk golü ile ülkesini ayağa kaldırdı; bunu yaparken kendisine ceza sahası dışında bir serbest vuruş vermenin, skorboardda United hanesine kafadan bir gol eklemek anlamına geldiğini de duyurmuş oldu. Rakip defans oyuncularının oturup bu uyarıyı dikkate almaları hiç de uzun sürmedi.
Cristiano Ronaldo ve Zlatan Ibrahimovic’in yıldırım hızıyla yarışan ayakları, Avrupa’nın en seçkin iki takımının başa baş mücadele edeceği sezonun en büyük maçlarından birini de kasıp kavuracak.
Bu önemli maça çimlerini bile tutuşturacak bir hız katmak için, CR7 ve Zlatan yeni Mercurial Superfly ürünü ile sahaya çıkan dünyadaki ilk oyuncular olacak.
Superfly son 10 yıllık bir hızın sonucunda ince elenip sık dokunarak tasarlanmış ve geliştirilmiş bir ürün. Yenilikçi FlyWire Teknolojisi, SuperFly’ı çok daha hafif ve süratli bir ürüne dönüştürerek her iki oyuncuya da akıllara durgunluk veren bir hız katıyor. Şu ana dek hiçbir kramponun geçirdiği evrim, sahadaki bir atlet için bu denli önemli bir kalkan olmamıştı.
Bu sezon 15’şer gole imza atan CR7 ve Zlatan’ın vuruşları ile ağlarla buluşan toplam top sayısı 30...Futbol yıldızları, Avrupa’da görücüye çıkacağı gün Superfly’ı giydiklerinde ise, bir sonraki yarışları 31. golü atmak olacak.
Hepsi çok yakında…